Prof.Dr.Ender YARSAN
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı
   
 

Hayvansal Gıdalarda Veteriner İlaç Kalıntıları ve Ulusal Kalıntı İzleme Planı

Prof.Dr. Ender  YARSAN

 

Sunu: Hayvansal Gıdalarda Veteriner İlaç Kalıntıları ve Ulusal Kalıntı İzleme Planı

 

Veteriner Hekimliğinde kullanılan ilaçlar hayvanlarda hastalıkların önlenmesi ve sağaltımı, davranışların değiştirilmesi, gelişmenin hızlandırılması, yemden yararlanmanın ve verimin artırılması amaçlarıyla uygulama alanı bulurlar. Veteriner ilaçları içerisinde kullanım boyutu açısından ilk sırayı kemoterapötik ilaçlar alır; bununla birlikte hormon, vitamin, mineral vb maddeler de yaygın şekilde kullanım alanına sahiptirler. Ülkemizde veteriner ilaçlarının kullanım miktarına ilişkin sağlıklı veriler bulunmamaktadır. Bu durum özellikle ilaçlarda karekod uygulaması ve izlenebilirlik planlarının oluşturulmasıyla mümkün olacaktır.
Gerek hayvanlar gerekse bitkiler veya tarım ürünleri ile bunların çevresinde kullanılan ilaç ve kimyasal maddelerin birçoğu uygulandıkları yerlerde ve canlıların vücudunda kısmen parçalanarak etkisiz veya zararsız hale getirilirken, bazıları (organik klorlu bileşikler, dioksinler, dibenzofuranlar, PCB’ler, PBB’ler, metaller, bazı mantar ilaçları gibi) da son derece yavaş ayrışmaları dolayısıyla, giderek artan miktarlarda birikirler; gıda zincirine giren bu maddeler, nihai tüketici durumundaki insanlara kadar ulaşırlar.
Hayvansal kökenli gıdalardaki ilaç kalıntıları; insan sağlığı; ülke ekonomisi ve uluslar arası boyutu yönüyle önemlidir. Özellikle gıda değeri olanlarda olmak üzere, hayvanlarda ilaç kullanımı söz konusu olduğu sürece, et, süt, yumurta, bal gibi gıdalarda ilaç kalıntılarının bulunması güncelliğini koruyacaktır. Bu durumda, veteriner hekimliği ilaçlarının hayvanlarda bilinçli ve kontrollü kullanımı ile hayvansal gıda maddelerinin ilaç kalıntılarıyla kirlenme tehlikesi ve boyutu en aza indirilebilir. Unutulmaması gereken durum tolerans düzeyinin üzerindeki kalıntıların tüketici sağlığı yönüyle büyük risk teşkil etmesidir.
Gıdalardaki ilaç kalıntılarına karşı tüketici sağlığının etkin biçimde korunabilmesi için her çeşit hayvansal gıdada bulunacak ilaç kalıntısı çeşitlerinin ve kirlenme düzeylerinin sınırlandırılması son derece önem taşır.
Hayvansal Gıdalarda Kalıntı Oluşumuna Neden Olan Faktörler
  1. Vücudun kalıntıdan (ilaçtan) arınma süresine dikkat edilmemesi
  2. Kesim öncesi bekletme süresi: Gıda değeri olan doku ve organlarda, istenmeyen veya zehirleyici etkileri bakımından önem taşıyan ilaç veya kimyasal madde kalıntılarının, tüketiciler için güvenli bir düzey veya yoğunluğa inene kadar ilaç uygulanan hayvanların kesilmemesi gereken süreyi ifade eder. Hayvanlarda sağaltımın durdurulması ile kasaplık olarak kesilmeleri arasında geçmesi gereken süre anlamına da gelir. Belirtilen süre sonunda hayvanın yenilebilir doku ya da organlarındaki ilaç veya kimyasal madde veya metabolit kalıntılarının tüketici sağlığı bakımından tehlike oluşturmayacak miktara veya düzeye indiği kabul edilir. Kesim öncesi bekletme süresi hayvanda kullanılması onanmış ilacın önerilen doz, hedef hayvan türü, uygulama yolu, doz aralığında kullanılması durumunda geçerlidir. Kesim öncesi bekletme süresi sağlıklı-hedef hayvanlarda yapılan deneysel çalışmalarla belirlenir; bu süre ilaç çeşidi, üretici firma, formülasyon ve formülasyon şekli (suda çözünebilir veya dağılabilir toz, uzun-kısa etkili enjeksiyonluk çözelti gibi), ilacın vücuttaki hareketi, uygulama yolu, hayvanın türü gibi çeşitli faktörlere göre genellikle birkaç günle-birkaç hafta arasında değişir; buna göre de, bir etkin madde için birden çok kesim öncesi bekletme süresi bulunabilir.
Aynı durum süt ve yumurta için de söz konusudur. İlaç hasta hayvanda kullanıldığı için, vücuttaki hareketi değişebileceğinden, bunlarda ilaç için kesim öncesi bekletme süresi sağlıklı hayvanlarda önceden belirlenmiş olan süreye uymayabilir; bu durumda hekim tarafından kalıntı-kinetik ilişkisi değerlendirilmelidir. İlaçla ilgili herhangi bir kayıt yoksa kanatlı ve memeliler için kesim öncesi bekletme süresi geçici olarak 28 gün olarak belirlenir.
  1. Yumurta ve sütün kullanılmama süresi: Süt hayvanları ve yumurta tavuklarında ilaç kullanımı devam ettiği sürece ve uygulamanın kesilmesini takiben belli bir süre ilaç veya metabolit kalıntıları süt ve yumurtaya da yansır; dolayısıyla, bunlardaki ilaç kalıntıları tüketici sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecek düzeye inene kadar bu tür gıdaların tüketilmemesi gerekir. Genel bir kural olarak organik bazik ilaçlar süte kolay geçer ve uzun süreyle atılırlar. İlaçla ilgili herhangi bir kayıt yoksa geçici olarak sağaltım süresince ve sağaltımı izleyen yedi gün boyunca elde edilen yumurtalar ve sütlerin insan tüketiminde kullanılmaması kuralı uygulanır.
  2. Balıkların avlanılmama süresi: Balıkların fizyolojisi suyun sıcaklığına göre değişir; beslenmeleri, metabolizmaları ve ilaçların farmakokinetiği de suyun sıcaklığına sıkı sıkıya bağımlıdır. Birçok ilaç için kullanımı takiben avlanmama süresinin belirlenmesi son derece zordur. Onun için, çoğu kez, genel bir ilkeden hareketle ilaçla ilgili bekletme süresi belirlenir. Buna göre, 500 derece gün birimi dikkate alınır; bu rakam suyun sıcaklığına bölünüp, o madde için bekletme veya balığın avlanmama süresi belirlenir.
  3. Farmasötik şekil: Kalıntıya yol açma tehlikesi bakımından ilaç formülasyonu da son derece önemlidir. Özellikle enjeksiyonluk müstahzarlar olmak üzere, tabletler, büyütme faktörleri ve meme-içi preparatlar diğerlerine göre daha fazla önem taşırlar. Enjeksiyonluk preparatlar içinde de Kİ veya DA yolla verilen uzun etkili-yavaş salıveren formülasyonlar (penisilin, amoksisilin, oksitetrasiklin gibi ilaçların uzun etkili şekilleri) özellikle önemlidir.
  4. Uygulama yolu: İlaçların uygulama yolu da farmasötik şekillerinde belirtilen sırayı izler. Enjeksiyon, ağızdan tablet ve yeme katılarak verilme, meme-içi uygulama kalıntılara yol açma bakımından diğer yollara göre daha önemlidir. Özellikle uzun etkili müstahzarların kullanılması halinde, ilacın plazma, doku ve organlardaki seviyesi bulunmasına izin verilen düzeyinin altına indiğinde bile Kİ uygulama yerinde uzun süreli kalıntı bulunma tehlikesi vardır.
  5. İlaç çeşidi: Kalıntıya yol açan ilaçlar içinde başlıca streptomisin, penisilin, oksitetrasiklin, gentamisin, neomisin, sülfonamidler, ivermektinler gibi antibiyotikler bulunmaktadır. Penisilin, oksitetrasiklin gibi ilaçlarda esas sebebi uzun etkili tuzları veya müstahzarlarının kullanılması oluşturur. Streptomisin, neomisin, gentamisin gibi ilaçlarda ise böbreğe özel ilgiyle bağlanmaları oluşturur.
  6. Etiket dışı-ilaç kullanımı: Terim, kullanılması onaylanmamış ilaç veya formülasyonun gıda hayvanında kullanılması veya onaylı ilaç veya formülasyonun hayvanda onanmamış bir şekilde (dozun artırılması, uygulama yolunun değiştirilmesi, doz aralığının kısaltılması gibi) kullanılmasını ifade eder. Genel bir kural olarak, herhangi bir ilaç prospektüsüyle uygun olmayan bir biçimde gıda değeri taşıyan veya gıda elde edilen hayvanlarda kullanılmamalıdır. Hekim bazen gıda değeri olan hayvanlarda etiket-dışı ilaç kullanmak zorunda kalabilir. Bunun başlıca gerekçeleri mevcut hastalığın sağaltımında kullanılabilecek ruhsatlı ilacın mevcut olmaması, ruhsatlı ilacın önerilen dozda etkisiz kalması ve böylece istenilen etkiyi oluşturabilmek için daha yüksek dozlarda kullanılması gereğidir.
  7. Beşeri ilaçların kullanılması: Veteriner hekimlikte ruhsatlı müstahzarları olmadığından, beşeri hekimlik için ruhsatlı ilaçlardan bazıları (kalp glikozidleri, ağrı kesiciler, anestezikler, insülin, antidotlar gibi) bazen zorunlu olarak kullanılır. Bunlar için kalıntılarla ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığından, gıda değeri olan hayvanlarda kullanılırlarsa, gıdalarda kirlenme tehlikesi taşırlar. Bu ilaçlar zorunlu olmadıkça kullanılmamalı; kullanıldıklarında da hekim tarafından kalıntı tehlikesi sebebiyle hayvanlar izlenmelidir.
İlaç Kalıntılarının Neden Olabileceği Olumsuzluklar
  1. İlaç alerjisi: İlaçlardan çoğu bağışıklık sistemini uyararak, çeşitli tiplerde alerjik tepkimeye yol açarlar. Bu türden ilaçların kalıntısını içeren gıdaların da benzeri etkileri söz konusu olabilir. Penisilinler çok küçük miktarlarda (5 ünite veya 3 μg) alerjik tepkime sonucu ölüme yol açabilirler. Kloramfenikol alerjik tepkime ile ölüme götürecek ölçüde kemik iliğini baskı altına alabilir. Kloramfenikolün yol açabileceği etkilerden kaçınmak için, ülkemiz de dahil, birçok ülkede gıda için yetiştirilen hayvanlarda kullanılması yasaklanmıştır.
  2. Farmakolojik etki: Gıdalardaki ilaç kalıntıları genellikle farmakolojik etkiye yol açabilecek miktarlarda bulunmazlar. Son derece etkin bazı maddeler, hayvanların kesim öncesi bekletme süresine dikkat edilmeksizin kesilmeleri durumunda, kendilerini içeren gıdaların tüketilmesiyle insanlarda istenmeyen etkilere sebep olabilmektedir. 1990’da Fransa’da klenbuterol kullanılmış buzağıların karaciğerini yiyen 22 kişide böyle bir durumla karşılaşılmıştır.
  3. Karsinojenik etki: Deney hayvanlarında yapılan çalışmalarla karsinojenik olduğu ortaya konulan maddelerin gıda değeri olan hayvanlarda kullanılmasına izin verilmez. Böyle madde kalıntılarının uzun süreyle tüketilmesi insanlar için de karsinojenisite tehlikesi taşırlar. Karsinojenik etkisi olan bazı maddeler şu şekilde sıralanabilir; kloramfenikol, nitrofuranlar, imidazol bileşikler (metronidazol, ronidazol gibi), bazı sülfonamidler, aristoloşiya türleri, kolşisin, bazı ağrı kesiciler (ksilazin gibi), bazı pestisitler.
  4. Gıda endüstrisi: Antibiyotikler vücudu, sütle de terk ederler. Sütlerdeki antibiyotik kalıntıları bunların teknolojik olarak işlenmesini (yoğurt, peynir yapımı gibi) ciddi biçimde etkiler. Bazı antibiyotikler plazmadakinin birçok katı miktarlarda süte geçebilir. Günlerce, bir yandan tüketici sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek, diğer yandan da sütteki bakteri kültürünü baskılayabilecek miktarlarda sütte bulunabilirler. Antibiyotik uygulanmış hayvanların etleri sucuk ve benzeri ürünlerin hazırlanmasına uygun değildir. Etlerde bulunan ilaç kalıntıları nitratın nitrite indirgenmesini sağlayacak nitrat redüktaz gibi enzimlerin etkinliğini engeller. Nitrozomiyoglobin şekillenemez ve sucuğun doğal rengi oluşamaz.
  5. Dirençli suşların ortaya çıkması: Et, süt gibi gıdalarda kalıntı halinde veya düşük yoğunlukta bulunan antibiyotiklerin bu türden ortamlarda bakterilerde dirençli suşların ortaya çıkmasına yol açabileceği kabul edilir; bu durumla ilgili yeterli bilgi yoktur. Antibakteriyel madde uygulanmış hayvanlardan elde edilen gıdalar tüketicilerde daha sık ve şiddette gıda zehirlenmelerine sebep olurlar; bunun, ilaç verilen hayvanlarda dirençli bakteri suşlarından ileri geldiği sanılmaktadır.
  6. Cinsiyet özelliklerinin değişmesi: Anabolik etkili maddelerin kullanılması ile gıdalarda bulunacak kalıntıların insanlarda cinsiyet özelliklerinde değişikliklere yol açabilecekleri kabul edilir. Hayvanlarda uygulama hatası veya zorunlu kesim yapılması durumları hariç, böyle bir kullanımla hayvansal gıdalarda bulunan ilaç kalıntısının miktarı insanlarda cinsiyet özelliklerinde değişikliğe yol açabilecek ölçüde yüksek değildir. Uygun şekilde kullanılan ve kesilen hayvanlardan sağlanan etten 500 g yenildiğinde, vücuda giren kalıntı halindeki;
Östradiol-17β miktarı erkeklerde günlük salgılananın 1/15.000’i, dişilerde ise birkaç milyonda biri kadardır.
Progesteron miktarı erginlik öncesi çocuklarda salgılanan miktarın (150 μg) 1/500’ü (300 ng) kadardır.
Testosteron miktarı da yine vücutta saldılanan miktarın birkaç binde biri kadardır.
  1. Sindirim kanalı bakteri topluluğunun değişmesi: Bağırsak içeriğinde 1x1011/g bakteri bulunur. Sindirime yardımcı olmaları yanında, hastalık yapıcı bakterilerin üremeleri ve girişine karşı engel olarak iş görürler; önemli fizyolojik görev yaparlar. Gıdalardaki antibiyotik kalıntıları insanların bağırsaklarındaki bakteri topluluğu (400’den fazla tür vardır; bunların >%90 obligat anerobik 30 türde “bilhassa Bacteroides, Fusobacterium, Eubacterium, Clostridium, Ruminococcus, Peptostreptococcus, Peptococcus olmak üzere” bulunur) arasındaki ekolojik dengeyi bozabilir. Kalıntı halinde en çok 1.5 mg/60 kg c.a./gün miktarda antibiyotik alınmasına izin verilmektedir. Bu miktar bir insanın günde 1.5 kg gıda tüketeceği, 1 kg gıdada bulunacak ≤1 mg antibiyotiğin de mikrobiyolojik bir zararının olmayacağı esasına dayanır. Antibiyotiklerin kabul edilebilir günlük alım miktarları ve tolerans düzeylerinin belirlenmesinde bu durum da göz önüne alınmaktadır.
Ulusal Kalıntı İzleme Planı ve Mevzuat
Ülkemizde konuyla ilgili mevzuat değerlendirildiğinde 5996 Sayılı Veteriner İşleri Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında hazırlanan yönetmelikler bu yönüyle önemlidir. Daha önce hazırlanmış olan birçok yönetmelik değiştirilerek son şekilleri verilmiştir.
TGK Yönetmeliği (16.11.1997 tarih, 23172 sayılı RG; 29.12.2012 tarih, 28157 sayılı RG);
TGK Hayvan Kökenli Gıdalarda Veteriner İlaçları Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliği (2002/30 - EEC/2377/90)
Ek 1. Kalıntı bildirimi gereken maddeler
Ek 2. Kalıntı bildirimi gerekmeyen maddeler
Ek 3. Kalıntı bildirimi geçici olarak gereken maddeler
Ek 4. Yasak maddeler (EEC/2377/90’da Ek IV)
TGK Hayvan Kökenli Gıdalarda Veteriner İlaçları Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğler (2004/4; 2005/28; 2007/17; 2011/20)
En sonuncusu (Tebliğ No: 2011/20) 2011 yılında hazırlanmıştır, buna göre de ilaçlar iki grupta değerlendirilmiştir; İzinli Maddeler: 636 adet ve Yasak Maddeler: 10 adet.
Kalıntı yönüyle ilgili mevzuatlar ise aşağıda gösterilmiştir:
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu - 5996 sayılı. 13.6.2010 tarih, 27610 sayılı RG.
Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik. 17.12.2011 tarih, 28145 sayılı RG (96/23/EC esas alınmış).
2012 Yılı Kalıntı İzleme Genelgesi. 2012/9 numaralı “Canlı Hayvan, Hayvansal Birincil Ürün ve Etlerde Kalıntı İzleme Genelgesi”.
Hayvansal Gıdalarda Bulunabilecek Veteriner İlaçlarına Ait Farmakolojik Aktif Maddelerin Sınıflandırılması ve Maksimum Kalıntı Limitlerinin Belirlenmesi Hakkında Tebliğ. 2011/20. RG 29.04.2011 tarih, 27919 sayılı RG (Mükerrer).
Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği. 29.12.2011 tarih, 28157 sayılı RG (3. Mükerrer).
TGK Bulaşanlar Yönetmeliği. 29.12.2011 tarih, 28157 sayılı RG (3. Mükerrer).
Gıda Değeri Olan Hayvanlara Uygulanması Yasak Olan Maddeler Hakkında Tebliğ. 2002/68. 19.12.2002 tarih, 24968 sayılı RG.
Sığır Somatotropin Hormonunun Yasaklanması Hakkında Tebliğ. 2003/21. 26.07.2003 tarih ve 25180 sayılı RG.
Gıda Değeri Olan Hayvanlara Uygulanması Yasaklanan ve Belli Şartlara Bağlanan Hormon ve Benzeri Maddeler Hakkında Tebliğ. 2003/18. 19.06.2003 tarih, 25143 sayılı RG).
İlaçlı Yem Tebliği. 2005/12. 24.03.2005 tarih, 25765 sayılı RG.
Karma Yemlere Katılması ve Hayvanlara Yedirilmesi Yasak Olan Maddeler Hakkında Tebliği. 2005/24. 16.06.2005 tarih, 25847 sayılı RG.
Yemlerde İstenmeyen Maddeler Hakkında Tebliğ. 2005/3. 05.02.2005 tarih, 25718 sayılı RG.
TGK Bal Tebliği. 2005/49. 17.12.2005 tarih, 26026 sayılı RG.
Gıda Olarak Değerlendirilen Hayvanların Bulundurulduğu Hayvancılık İşletmelerinde İlaç Kullanımı Kontrolleri Genelgesi. 2005/74. 09.12.2005 tarih, 15597/027676 sayılı yazı.
Veteriner İlaç Satışı Hakkında Genelge. 2002/5. 25.01.2002 tarih, 002229 sayılı yazı.
İlaç Kalıntılarının Arınma Süreleri Talimatı. 2003/11.
Ruhsatsız İlaç Kullanımı ve Yasaklanmış Maddeler Genelgesi. 2007/18. 23.02.2007 tarih, 006939 sayılı yazı.
Ruhsatsız Veteriner İlacı Satış Yerleri Tamimi. 2007/25. 11.06.2007 tarih, 023386 sayılı yazı.
Veteriner Tıbbi Ürünler Yönetmeliği. 24.12.2011 tarih, 28152 sayılı RG.
Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik. 17.12.2011 tarih, 28145 sayılı RG:
Yetkili merkezi makam (GKGM - Gıda Kontrol ve Laboratuvarlar Daire Başkanlığı)
Çevrede sorumlu birimler: İl ve İlçe Müdürlükleri
Kalıntı izleme planı kapsamında izlenecek maddeler (Madde 5)
Kalıntı izleme planının hazırlanması ve çerçevesi (Madde 7)
Kalıntı izleme planındaki örnekleme seviyesi ve sıklığı (Madde 8)
Kalıntı izleme planında yer alacak hususlar (Madde 9)
İşletmecilerin kendi kontrolleri ve sorumlulukları (Madde 11, 12)
Yetkili makamca yapılacak kontroller ve kapsamı (Madde 15)
Ulusal referans laboratuvarlarının belirlenmesi ve sorumlulukları (Madde 16)
Yetkili laboratuvarlar (Madde 17)
Pozitif numuneler (Madde 18)
İzin verilmeyen uygulamanın tespiti (Madde 19)
Maksimum kalıntı limitlerinin aşılması (Madde 20)
İhlal halinde alınacak tedbirler (Madde 23, 24)
Mezbahalarda yapılacak kontroller ve alınacak önlemler (Madde 25)
İşletmelerin ruhsat ve onaylarının askıya alınması veya iptali (Madde 26)
Yüksek risk işleme tesisi (Madde 30)
Kalıntı İzleme Planı Kapsamından aranması gereken maddeler  (17.12.2011 tarih, 28145 sayılı RG; 96/23/EC);
Madde 5. Canlı hayvanlar, bunların dışkıları ve vücut sıvıları, dokuları, hayvansal ürünler, hayvan yemleri ve içme sularında Ek-1’deki listede yer alan maddeler ve kalıntıların varlığını tespit etmek amacı ile hayvanlar ve hayvansal birincil ürünlerin üretim süreci bu bölümde yer alan hükümlere uygun olarak izlenir;
Ek 1:
Grup A. Anabolik etkiye sahip maddeler ve kullanılmasına izin verilmeyen maddeler:
1. Stilbenler, stilben türevleri, bunların tuzları ve esterleri
2. Antiroid maddeler
3. Steroidler
4. Zeranol içeren rezorsilik asit laktonlar
5. Beta-agonistler
6. Hangi seviyede olursa olsun tüketici sağlığını tehlikeye sokan ve gıdalarda hiçbir seviyede bulunmaması gereken farmakolojik etkin maddeler (Aristoloşiya türleri ve bunlardan hazırlanan preparatlar, dapson, dimetridazol, furazolidon, kloramfenikol, kloroform, klorpromazin, kolşisin, metronidazol, nitrofuranlar, ronidazol: EEC/3277/90’de Ek 4; 2011/20 Tebliğ’de Bölüm 2)
Grup B. Veteriner ilaçları ve bulaşanlar:
1. Sülfonamidler ve kinolonları da içeren antibakteriyel maddeler
2. Diğer veteriner ilaçları
a. Antelmintikler
b. Nitroimidazolları da içeren antikoksidiyaller
c. Karbamatlar ve piretroidler
d. Sedatifler
e. Steroid olmayan ateş düşürücü ilaçlar
f. Diğer farmakolojik etkin maddeler
3. Diğer maddeler ve çevresel bulaşanlar
a. PCB’leri de içeren organik klorlu bileşikler
b. Organik fosforlu bileşikler
c. Kimyasal elementler
d. Mikotoksinler
e. Boyalar
f. Diğerleri (Naftalen gibi)
Kalıntı izleme planında olan hayvansal gıda grupları; Kanatlı hayvan etleri (ayrıca, canlı hayvan ve yem); Çiğ süt; Bal; Su kültür canlıları; Yumurta; Kırmızı et (2012’de pilot uygulama olarak başlatıldı).
Alınacak asgari örnek sayısı (Madde 8):
Sığır cinsi hayvanlar: Her yıl kontrol edilecek hayvanların asgari sayısı önceki yıl kesimi yapılan hayvanların en az %0.4’üne denk olmalı
Koyun-keçi: Her yıl kontrol edilecek hayvanların asgari sayısı bir önceki yıl üç ayın üzerinde kesim yapılan koyun ve keçilerin en azından %0.05’ine denk olmalı; numune sayısı 100 hayvandan az olmamalı
Tek tırnaklı hayvanlar: Numunelerin sayısı, yetkili makam tarafından tespit edilen problemlere göre belirlenecektir
Broiler, tavuk, hindi ve diğer kümes hayvanları: Her kanatlı hayvan türü için yıllık asgari numune sayısı her 200 tok et için 1 numune alınacak; yıllık üretim >5000 ton ise, her bir grup madde için en az 100 numune alınacak
Süt: İnek sütü: En az 300 numune olmak üzere, her 15.000 ton için bir numune alınacak. Koyun, keçi, manda sütü: Üretim miktarı ve tespit edilen sonuçlara göre belirlenecek
Bal: İlk 3000 ton üretim için en az 100 numune; ek olarak her 300 ton için bir numune alınacak
Su kültür ürünleri: Yüzgeçli balık çiftliği ürünleri: Yıllık üretimin her 100 tonu için bir numune alınacak. Diğer su ürünleri: Yetkili makam tarafından üretimleriyle orantılı olarak olarak numune alınır
Yumurta: Tavuk yumurtası: Yıllık 1000 ton üretim için 1 numune; sayı 200’den az olamaz. Diğer kanatlı hayvanlarının yumurtası: Üretim miktarı ve tespit edilen sorunlara göre belirlenir
Tavşan eti ve yaban av ve çiftlik av hayvanlarının eti: Tavşan: Yıllık üretimin ilk 300 tonu için 10 numune; ilave her 300 ton için bir numune. Çiftlik av hayvanları: Her yıl en az 100 numune. Yaban av hayvanları: Her yıl en az 100 numune
Domuz: Her yıl kontrol edilecek hayvanların asgari sayısı önceki yıl kesimi yapılan hayvanların en az %0.05’ine denk olmalı.
Yetkili Laboratuvarlar (Madde 17):
Adana Vet.Kontrol Enstitüsü: Charm II ile makrolidler, streptomisin, tetrasiklinler,
Elazığ Vet.Kontrol Enstitüsü: Charm II ile beta-laktamlar, sülfonamidler,
Adana Gıda Kontrol Laboratuvarı: GC-MS ile naftalen,
Kayseri Gıda Kontrol Laboratuvarı: ELISA ile kloramfenikol,
Konya Gıda Kotrol Laboratuvarı: ICP-MS ile metaller,
Yetkili-Referans Laboratuvarlar (Madde 16)
Etlik Vet.Kont. Merkez Araş.Enstitüsü: Ankara: A1 (Stilbenler), A3 (Steroidler), A4 (Zeranol dahil rezorsilik asit laktonlar), B2c (Karbamatlar, piretroidler), B3a (PCB’ler de dahil organik klorlular), B3b (Organik fosforlular).
Pendik Vet.Kont.Enstitüsü:  İstanbul: A6 (Nitroimidazollar), B2a (Antelmintikler), B2b (Nitroimidazollar da dahil antikoksidialler), B2e (Steroid olmayan ağrı kesiciler), B2f (Diğer maddeler).
Bornova Vet.Kont.Enstitüsü: İzmir. B1 (Sülfonamidler ve kinolonlar da dahil antibakteriyel maddeler), A6 (Kloramfenikol).
TUBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi: A1 (Stilbenler), A3 (Steroidler), A4 (Zeranol dahil rezorsilik asit laktonlar), A5 (Beta-agonistler), B2c (Karbamatlar, piretroidler), B3e (Boyalar).
Ankara İl Kontrol Laboratuvarı: B3c (Sütte kurşun, Yumurtada ağır metaller), B3d (Mikotoksinler).
İzmir İl Kontrol Laboratuvarı: B2c (Karbamatlar, piretroidler), B3c (Kimyasal elementler), B3f (balda naftalen).
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu. 5996 Sayılı Kanun. 13.6.2010/27610 RG – (Cezalar)
Madde 37/c. Gıda değeri bulunan hayvanlara uygulanması yasaklanan veya bu yönde uyarılar taşıyan maddeleri ihtiva eden veteriner tıbbî ürünlerini, gıda değeri bulunan hayvanlara uygulayanlara beşbin TL idarî para cezası verilir. Yasaklı maddeler ve yasaklı maddelerin uygulandığı hayvanlardan elde edilen ürünler hakkında mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
Madde 40/a. İnsan tüketimine uygun olmayan gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
Madde 40/d. 21 inci maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere onbin TL idarî para cezası verilir. Ürünlerin, insan sağlığı için risk oluşturması durumunda ürünler masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Aykırılık sadece etiket bilgilerinden kaynaklanıyor ise idarî para cezası beşbin TL olarak uygulanır.
Madde 40/g. 22 nci maddenin üçüncü fıkrası gereği tutulması zorunlu kayıtları tutmayanlar ve Bakanlığa bildirimi zorunlu olan bilgileri vermeyenler hakkında beşbin TL idarî para cezası verilir.
Madde 40/i. 24 üncü maddenin birinci fıkrasında Bakanlık tarafından istenen bilgileri vermeyenlere ikibin TL idarî para cezası verilir.
Madde 41/1a. 29 uncu maddenin ikinci fıkrası gereğince Bakanlık tarafından belirlenen hijyen esaslarına aykırı hareket eden birincil üretim yapanlara bin TL, perakende işyerlerine ikibin TL, diğer işyerlerine beşbin TL idarî para cezası, üçüncü fıkrasında belirtilen esaslara uymayan yem ve gıda işletmecilerine ikibin TL idarî para cezası verilir.
Sonuç ve Öneriler
Hayvansal gıdalarda veteriner ilaçlarından ileri gelebilecek kalıntıların önlenmesi konusunda sorumluluk sahibi faktörler ve öneriler sıralanacak olursa;
• Reçeteyi düzenleyen veya sağaltımı yapan veteriner hekim,
• Hayvan yetiştiricisi veya bakıcısı,
• İlaç ve gıda sanayi,
• Denetimle görevli kamu kuruluşlarının ortaklaşa sorumluluğunda olan bir görevdir.
• Ayrıca ilaç kullanımının her aşamasında kayıt tutulması ve böylece ilaç kullanımının izlenmesi de son derece önemlidir.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2000 yılından itibaren Kalıntı İzleme Programı gerçekleştirilmektedir. Kalıntı İzleme Planı sonuçları değerlendirildiğinde; yıllık olarak yapılan planın bazı aşamalarında gerçekleşme tam olmamıştır. Ürün alt gruplarına göre işlenecek asgari örnek sayısına genellikle ulaşılamamıştır. Ancak örneklemenin ülkesel boyutta ve daha çok numunede olacak şekilde çoğaltılması gerekir.  Örneklerde analiz edilmesi gereken kalıntı sayısı son derece düşük kalmıştır. Bazı gıda maddelerindeki kalıntı sıklığı son derece yüksektir. Analiz yönteminden kaynaklanacak şekilde kullanımı yasak olmasına rağmen bazı veteriner ilaçlarının tespit edildiği görülmektedir. Bununla birlikte analiz edilen gıda gruplarında bulunmaması gereken madde kalıntılarına rastlanmaktadır. Sığır, koyun, keçi ile bunlardan elde edilen etlerde kalıntı izleme planı da uygulamaya konulmalıdır. Kalıntı için son derece önemli olan bir kavram tolerans düzeyleridir. Dolayısıyla Kalıntı İzleme Planı sonuçları verilirken elde edilen sonuçların bu yönüyle değerlendirilmesi gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Ulusal ve uluslararası ölçekte kalıntı ile ilgili yaklaşımlar sadece İzleme Planları ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda yapılan bilimsel çalışmalarla da takip edilmektedir. Bu çalışmalarda da kalıntıların sıklığı ülkelere göre değişecek şekilde %<1-20 arasında değişkenlik göstermektedir.      
Kalıntı ile ilgili bütün bu değerlendirmeler ışığında unutulmaması gereken husus; veteriner ilaçları kullanıldığı sürece hayvansal gıdalarda kalıntı riski elbette olacaktır, ama burada önemli olan kalıntı düzeyinin tolerans limitlerinin altında olmasıdır; ancak tolerans düzeyinin üzerindeki kalıntılar tüketici sağlığı yönüyle risk teşkil ederler.

 

Yarsan,E.Hayvansal Gıdalarda Veteriner İlaç Kalıntıları. Gıda Paneli: Denizli Veteriner Hekimler Odası. 26.04.2003. Denizli.

Yarsan,E. (2017). Veteriner İlaç Kalıntıları. Sf: 27-91. Ed: Prof.Dr.Ender Yarsan. Veteriner Hekimlikte Antibiyotikler (Pratik Bilgiler Rehberi). Editör: Prof.Dr.Ender Yarsan. Güneş Kitabevi, Ankara. 2.Baskı. ISBN: 978-975-277-681-4.

Yarsan,E. (2012). Hayvansal Gıdalarda Kalıntı Sorunu. Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Bülteni. 6:3-6.